26 Haziran 2019 Çarşamba

SİYAH DANTEL



Bugün her zamanki sadeliğimizden vazgeçerek biraz abarttık ama haklı sebeplerimiz var. Bugün karne günü. Kibele'nin dokuz ay boyunca giymeye zorlandığı ( ki bence çocuklar okulda serbest giyinmeli , rahat bir eşofman ile teneffüsler de özgürce koşabilmeli ) formanın sıkıcı ruh halinden sonra biraz süs püse izin verebilirim diye düşündüm ve Monster High vampirlerinin dantel elbisesinin üzerine yine benzer materyallerden bir taç tasarladım. Taçtan artan danteller de anında yarım bir çift eldivene dönüştü. Kibele'de artık siyahlar içerisinde bir Monster kızı. Bu arada karnemiz yine harika !



27 Mart 2019 Çarşamba

Lifecell’den Akıllı Kamera: SUPERCAM

SUPERCAM ile Sevdiklerinize Gözünüz Gibi Bakın
Teknolojilerle deyimler çok bağlantılı aslında. Mesela “gözün gibi bak”. Ne güzel bir deyim değil mi? Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu göstermek için söylenir. Eski zamanlarda önemsediği şeylerden ayrılmak zorunda kalan insanlara güven vermek için.


27 Aralık 2018 Perşembe

ÇİLEK ŞAPKA


Yerli malı haftası için karton yada mukavvadan şapka tasarlayıp takın demiş öğretmenimiz. Kibele'nin 'Çilek Kız' karakterine olan sevgisini bildiğimden ilk aklıma gelen çilek tasarlamak oldu ve hemen tasarım aşamasına geçtik anne-kız. Evde her renkten keçemiz vardı. Biraz keçe , biraz kurdele , biraz da tül ve silikon tabancası yeterli oldu bize. Kibele bayıldı. Okuldan eve geldiğinde durmadan anlatıyordu , ''Anne biliyomusun en büyük şapka benimdi'' , ''Anne biliyomusun herkez şapkama baktı'' , ''Anne......

22 Aralık 2016 Perşembe

YENİYIL

Çocukken her yeniyıl yaklaştığında içim kıpır kıpır olurdu. Sanki yeni yıl bana yepyeni şeyler sunacakmış gibi hisseder heyecanlanırdım. En çokta simli yılbaşı kartpostallarını severdim. Yazım düzgün olduğu için herhalde o kartpostalları yazma görevi ailede hep bana düşerdi. Artık heyecanlar köreldi , zaten kartpostal devride kapandı. Ülkemde ve dünyada ki son gelişmeler değil bir kutlama yapmak , üzüntüden ağlama noktasına getiriyor hergün beni ama Kibele'ye bakıyorum aynı çocukken benim olduğum gibi heyecanlı. Yılbaşı süsleri gördüğünde kendini kaybediyor. Kafasında bir sürü proje yeniyıla dair ve ben onun bu güzel hisleri doyasıya yaşamasını ve yüzünün hep gülmesini istiyorum. Keşke bütün çocukların güldüğü bir dünya ütopya olmasa artık.

12 Aralık 2016 Pazartesi

KÜÇÜKSU KASRI

Mavi gözlü kadının yani İstanbul'un her köşesi ayrı güzel. Anadolu Hisarında , sınavlar arasında , buz tutmuş ellerimizi sıcak ve demli bir çay bardağıyla buluşturmak için , her boşlukta kaçtığımız büyülü köşe , Küçüksu Kasrı çay bahçesi. Maksat en az sıcak bir çay kadar bu gözalıcı mimariyi seyretmekte olabilir mi acaba ?
Kibele vizelerde annesine yani bana eşlik etti , üniversite ortamını öyle sevdiki , o büyüdüğünde en az iki tane okuyacakmış.İstemek başarmanın yarısı olduğuna göre şimdiden bir üniversite garanti.

29 Kasım 2016 Salı

SERGİ


Bugün konuştuk kızımla , ''sergilerde sıkılıyor musun?'' , ''park mı , sergi mi?'' gibi vicdanımı rahatsız eden soruları bir bir yönelttim. Bu soruların sebebi , güzel bir çocuk sergisi davetiyesi almış olmamdı tabii. Bazen parklardan daha çok sergi geziyor olmamızdan sıkılıyor mu acaba diye endişeleniyorum.
Kibele'nin cevapları beni mutlu etti , artık gönül rahatlığıyla onu yaşıtı olan çocukların hazırlamış olduğu bir resim sergisine keyifle gidebiliriz.
Hava epey soğuk. Yün bere ve yün paltodan yardım bekliyoruz. İçi tüylü botlarda iş başında. Haydi sergiye!

18 Ekim 2016 Salı

ROMANTİK

Şehrin gürültüsünden bu haftaki kaçış noktamız Heybeliada. Öyle bir yer ki Heybeliada hemen yerleşmek ve bir ömür kalmak istiyorsunuz. Adalarda saçınıza çiçek takmak gibi çok tatlı bir gelenek var. Artık bunu öğrendiğimizden hazırlıklı gittik ve çiçek halkamızı romantik bir kombinle tamamladık. 
Foroğraflar Heybeliada'daki İsmet İnönü müzesinin girişinden.

13 Ekim 2016 Perşembe

TASARIM

Uzun süredir , sıkılmayacağım ve sevebileceğim bir sehpa arayışındaydım , nihayet arayışım sona erdi. Yeni sehpam ile aşk yaşıyoruz.
Sehpamı iki adet mühimmat sandığı kullanarak oluşturdum. Otuz küsür yıllık mühimmat sandıklarını Dudullu'da bir paletçiden buldum , genelde hurda palet satıyorlar , ben temizini bulabilmek için bir kaç kere gitmek zorunda kaldım. Mühimmat sandıklarını önce vernikleyerek ömürlerini artırdım. Sekiz adet yirmi santimlik ayak ile de tamamladım. İçini de kitaplık olarak kullanıyoruz. Eşi benzeri olmayan tasarım sehpamın son hali bu.

6 Ekim 2016 Perşembe

BÜYÜKADA

Büyükada ile ilk görüşte aşk yaşadık. İstanbul'un gürültüsünden , avm'lerinden , trafiğinden kurtulabileceğiniz ender kaçış noktalarından , cennet gibi bir yer Büyükada. Hafta sonlarını iple çekiyoruz bir an önce oraya kavuşabilmek için.
Bu fotoğraflar Aya Yorgi'ye giden ormanlık yoldan. Kibele'nin binmek için ısrar edip , binemeyince sohbetle yetindiği at kardeşte güzel pozlar verdi.

3 Ekim 2016 Pazartesi

MAKE - UP

Daha önceleri de yazmıştım bunu. Tecrübeyle sabittir ; asla büyük konuşmayın zira büyük konuştuğunuz her konuyla deneneceksiniz !
Eskiden değil öyle dudaklarda parlatıcı krem falan görmek , elinde oje gördüğüm küçük çocuklara bile bir önyargım vardı. Ve sonuç ; benden daha süslü bir çocuk. Makyaj masası benimkinden daha kalabalık. 
Tuzla'ya bir resim sergisinin açılışına davetliyiz ve arabanın arkasında sürekli süslenen , araba sallanınca '' Baba yavaş sür '' diyerek bizi gülsek mi ağlasak mı moduna sürükleyen bir bücür var.