10 Aralık 2016 Cumartesi

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

29 Kasım 2016 Salı

SERGİ


Bugün konuştuk kızımla. ''Ressam bir anneyle yaşamak zor mu?'' , ''Sergilerde sıkılıyor musun?'' , ''Park mı? , Sergi mi?'' gibi vicdanımı rahatsız eden  soruları bir bir yönelttim. Bu soruların sebebi , güzel bir çocuk sergisi davetiyesi almış olmam ve bunun için hazırlanıyor olmamızdı tabii :)
Kibele'nin cevapları beni mutlu etti , artık gönül rahatlığıyla onu yaşıtı olan çocukların hazırlamış olduğu bir resim sergisine keyifle gidebiliriz.
Hava epey soğuk. Yün bere ve yün paltodan yardım bekliyoruz. İçi tüylü botlarda iş başında. Haydi sergiye!

18 Ekim 2016 Salı

ROMANTİK

Şehrin gürültüsünden bu haftaki kaçış noktamız Heybeliada. Öyle bir yer ki Heybeliada hemen yerleşmek ve bir ömür kalmak istiyorsunuz. Adalarda saçınıza çiçek takmak gibi çok tatlı bir gelenek var. Artık bunu öğrendiğimizden hazırlıklı gittik ve çiçek halkamızı romantik bir kombinle tamamladık. 
Foroğraflar Heybeliada'daki İsmet İnönü müzesinin girişinden.

13 Ekim 2016 Perşembe

TASARIM

Uzun süredir , sıkılmayacağım ve sevebileceğim bir sehpa arayışındaydım , nihayet arayışım sona erdi. Yeni sehpam ile aşk yaşıyoruz.
Sehpamı iki adet mühimmat sandığı kullanarak oluşturdum. Otuz küsür yıllık mühimmat sandıklarını Dudullu'da bir paletçiden buldum , genelde hurda palet satıyorlar , ben temizini bulabilmek için bir kaç kere gitmek zorunda kaldım. Mühimmat sandıklarını önce vernikleyerek ömürlerini artırdım. Sekiz adet yirmi santimlik ayak ile de tamamladım. İçini de kitaplık olarak kullanıyoruz. Eşi benzeri olmayan tasarım sehpamın son hali bu.

6 Ekim 2016 Perşembe

BÜYÜKADA

Büyükada ile ilk görüşte aşk yaşadık. İstanbul'un gürültüsünden , avm'lerinden , trafiğinden kurtulabileceğiniz ender kaçış noktalarından , cennet gibi bir yer Büyükada. Hafta sonlarını iple çekiyoruz bir an önce oraya kavuşabilmek için.
Bu fotoğraflar Aya Yorgi'ye giden ormanlık yoldan. Kibele'nin binmek için ısrar edip , binemeyince sohbetle yetindiği at kardeşte güzel pozlar verdi.

3 Ekim 2016 Pazartesi

MAKE - UP

Daha önceleri de yazmıştım bunu. Tecrübeyle sabittir ; asla büyük konuşmayın zira büyük konuştuğunuz her konuyla deneneceksiniz !
Eskiden değil öyle dudaklarda parlatıcı krem falan görmek , elinde oje gördüğüm küçük çocuklara bile bir önyargım vardı. Ve sonuç ; benden daha süslü bir çocuk. Tuzla'ya bir resim sergisinin açılışına davetliyiz ve arabanın arkasında sürekli süslenen ve '' Baba yavaş sür '' diyerek bizi gülsek mi ağlasak mı moduna sürükleyen bir bücür var.

  

30 Eylül 2016 Cuma

DERİ TAYT


Bir bakmışsınız güneş tüm enerjisiyle gülümsüyor , bir bakmışsınız soğuk tüylerinizi diken diken edip kendini hatırlatıyor. Bu da bizim yağmur sonrası serinlik kombinimiz.

JEAN ETEK


Ben esmer tenlilere koyu renkleri çok yakıştırmışımdır hep , Kibele'ye de her zaman uygularım bu formülü. Üst giyimde koyu renkleri tercih ederken , tayt , pantolon ve etek seçerken elim hep açık renklere gider. Ve jean etekde vazgeçilmezimiz tabii ki en az yüzde üç likra :)

26 Eylül 2016 Pazartesi

SPORTİF

Parka gitmek için hazırız. Güneşten korunduk. Esnek ayakkabıları ayağımıza geçirdik. Şort giydiğimizde kaydırağa yapışan bacaklarımızı hatırlayarak uzun ve likralı pantolunumuzu da giydik. Ee daha ne bekliyoruz. Haydi parka !

22 Eylül 2016 Perşembe

PUANTİYE

Altı tülle hacimlendirilmiş bu elbiseyi beni geçmişe götürdüğü için çok seviyorum. Çocukken benimde vardı benzeri. 
Bilmem farkettiniz mi ama hala hiç pembe kombin yayınlamadık. Pembesiz bir kız çocuğu da olabiliyormuş demek.

20 Eylül 2016 Salı

SERGİ

'Kibele Demirbaş' Kişisel Resim Sergisi


Kibele ilk resim sergisini Tuzla Belediyesi Sanat Galerisinde sevgili küratörümüz Hülya Hanımın desteği ile açtı , henüz dörtbuçuk yaşındaydı o zaman. Çok utanmış ama çokta eğlenmişti. Hiç unutamadı o günleri. Bu ikinci sergisi. Bu kez mekan Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesi. Altı yıla , iki sergi , fena sayılmaz değil mi?

Bu sergiler gelişiminde aktif rol oynadı diyebilirim. Çok sosyal bir çocuk oldu. Sergilere hazırlık sürecinde çok eğlendi , sanatçı kaprisi bile yaptı. Böylelikle benim sergilerimde kendini dışlanmış hissetmedi. Tek kötü tarafı , gelen sanatseverleri benden çalıp kendi köşesine götürmesi. Buna da katlanacağız artık.


17 Eylül 2016 Cumartesi

BAYRAM


Kibele ile bayramlar çok daha zevkli. Unuttuğum ne çok duygu varmış. Sil baştan hatırlamak güzel.
Bu bayram biz favori markamız Barbie'yi tercih ettik. Fotoğraflarda belli olmasa da elbisemiz açık limon sarısı ve beyaz. Aklımızdaki , sade incili tokaları hiç bir yerde bulamayınca bunları ben yaptım.
'Bu yaşta topuklu ayakkabı da nerden çıktı' demeyin. Anladım ki ; neyi yadırgıyorsanız onunla sınanıyorsunuz. Bu da hayatın şifrelerinden biri sanırım.
Herkesin bayramını sevgiyle kutluyoruz.


11 Eylül 2016 Pazar

ELSA

Karlar Kraliçesi bizim için bir yaşam stili :)
Öyle ki pastamızdaki Elsa'nın kankisine dikkat ederseniz göreceksiniz. Elsa ile kanki olunca her şeyimize dahil olması kaçınılmaz.

9 Eylül 2016 Cuma

BARBIE

Küçük bir kız olup ta Barbie sevmeyen var mı ? Ben tanımadım. Barbie ve Monster High yüzünden BOYNER en uğrak noktalarımızdan.

KUŞTÜYÜ

Bugün kıyafetlerimize göre toka değil , tokamıza göre kıyafet seçimi yaptık ve sonuç hayli renkli oldu.

29 Şubat 2012 Çarşamba

KİBELE

Dört yıl önce , 2012’nin Şubat ayında açmıştım blogumu. Bu dört yıl içinde 400'den fazla post yayınladım , çok özel blogger arkadaşlarımla tanıştım , her lansmandan yeni bilgilerle döndüm , kısacası blogumun bana hep olumlu , güzel katkıları oldu.
Blogumu açarken hiç isim düşünmemiştim , tabii ki hayatımı daha anlamlı kılan kızımın , Kibele'nin ismi olmalıydı. Bir gün gelip benden ona geçecekti , bunu biliyordum. Ve artık blogumu gerçek sahibine yani Kibele'ye bırakmanın zamanı geldi. Henüz okuma yazma bilmediği için klavye şimdilik bende olacak.
Hayatımı anlamlı kılan bir güzel şey daha var ki , oda resim. Resim çalışmalarım , sergilerim tüm hızıyla devam edecek elbette. Bu gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz. İkinci aşkım 'resim' atölyeden sergilere kendi serüvenini yaşarken , büyük aşkım Kibele'de KYBELE blogda sizlerle olacak.
'Benim için' çok cesur bir hareket yaparak tüm postlarımı siliyorum ve Kibele ile yeniden küllerimizden doğuyoruz.